
(
Kiss by the Hotel de Ville Robert Doisneau 1950 )
. O fotoğrafta masum bir aşk var 1950'de Fransa'da, Robert Doisneau tarafından çekilen "Belediye Sarayı'ndaki Öpüşme" adlı fotoğraf 1986'da afişinin yapılmasıyla bir sembole dönüştü..Fotografın orijinali, 155 bin euro'ya satıldı.Fotoğraftaki kadın Francoise Bornet bu görüntünün çekilmesinden 55 yıl sonra Doisneau'nun kendisine hediye ettiği fotoğrafı açık artırmaya sundu ve hayatından çıkardı. 20 yaşındayken, kendisi gibi oyuncu olan Jacques Carteaud'ya aşık olan Francoise Bornet, Doisneau'nun bütün dünyada meşhur olan fotoğrafındaki kişi olduğunu 1990'lı yıllara kadar saklamıştı..
'O' fotoğraftaki genç kız anlattı..
Francoise Bornet'le yapılan röportajdan bir alıntı..
* Fotoğraftaki adam... İlk aşkınız mıydı? 20 yaşındaydım, Jacques ise 23'ündeydi. İkimiz de oyuncu olmak istiyorduk. 1950'li yıllardı ve Hotel de Ville'in hemen yakınında, o zamanlar ünlü bir tiyatro okulu olan, Cours Simon'da tiyatro dersleri alıyorduk. Biraz haylaz ve disiplinsiz gençlerdik ve çoğu zaman dersleri kırar, kahveye gider kağıt oynardık ve tabii Jacques'la (Jacques Carteaud) mütemadiyen her genç çift gibi öpüşür, koklaşırdık. Bir gün kafede bizi uzaktan izlediğini söyleyen biri geldi ve kendisini tanıttı. Ünlü fotoğrafçı Robert Doisneau'ymuş. Oyuncu olduğumuz için adını biliyorduk tabii. "Çok güzel ve sempatik görünüyorsunuz, sizi görüntüleyebilir miyim?" dedi. Heyecanlandık, gurur duyduk. Bunu ilk işimiz gibi gördük biraz da. Şunu belirtmeliyim, biliyorsunuz spontane mi, değil mi diye üzerinde çok tartışıldı bir dönem. Bu, spontane alınmış bir fotoğraf değildi. Ama doğrusu bir fotoğraf çekimi de değil. O zaman "Şöyle dur, şuraya bak, şunu giyin" gibi direktifler verilir. Halbuki Doisneau bize "20 metre uzağa gidin ve tıpkı kafedeki gibi öpüşün" dedi. Yani sokaktan geçerken çekmedi ama neticede profesyonel bir çekim, bir poz verme söz konusu değildi.
* Neden insanlar bu fotoğrafı çok sevdi ve bugün hala seviyorlar? Doğrusu o kadar genç, güzel, sıradan o yaştaki her gencin yaşadığı cinsten bir aşktı; karşılıklı tutulmuştuk birbirimize. Herhalde oradaki his, fotoğraftan insanlara geçebildi. Samimiyet etkiledi galiba insanları, sizce de öyle değil mi?